20 Haziran 2011 Pazartesi

TATİLDEN KALANLAR







Burada anlattığım mini etek ve saç bandım..


Yapılışını burada anlattığım bikinim...






Ayşe Kulin'in bu kitabını da tatildeyken okudum. Bildiğiniz Ayşe Kulin anlatımıyla yine çok güzel bir kitap, sıra devamı olan Hüzün' de.. 

Sizlere de kocaman sevgilerimle...

17 Haziran 2011 Cuma

OTELİMİZDEKİ TÜRK GECESİ'NDEN

Otelimizde dün akşam bir Türk Gecesi düzenlendi. Havuzun kenarında küçük bir pazar kurulmuştu, tabi ki uçuk fiyatlarda.


2-3 tane de deve getirmişler ama binmeye cesaret edemedim tabi ki hatta yaklaşmaya bile..


Gecenin sürprizi oteldeki bütün aşçıların Mehter Marşı eşliğinde, meşalelerle yürüyüşleriydi. Ellerinde de hazırladıkları dondurmalı pastalarla geldiler, çok hoştu.



Ve gecenin ilerleyen saatlerinde bingo (tombala) oynandı, sonrasında da farklı yörelere ait folklor ekipleri, vurmalı sazlar grubu vee son olarak da bir dansöz…


Benden haberler böyle şekerler, umarım sizler de iyisinizdir. Hepinize kocaman sevgilerimle..

13 Haziran 2011 Pazartesi

KONYA’DAN BAŞLADIK, ŞİMDİ ANTALYA’DAYIZ


Cuma günü itibariyle 24 günlük tatile çıkmış bulunmaktayız. İlk olarak Konya’dan başladık ve Cumartesi sabahı yola çıktık saat 1.00 gibi Konya’daydık. Otelimizi ayarlayıp, arabayı bıraktık ve hemen bir taksiye atlayıp (bir arkadaşımın tavsiyesiyle) Havzan Etli Ekmek’e gittik. Şipariş vermeden önce diğer masalardaki pideleri görünce çok şaşırdık, çünkü pideler masaların uzunluğundaydı. Neyse bizim de etli ekmeklerimiz geldi ve gerçekten çok da güzeldi, Konya’ya yolu düşenlere kesinlikle tavsiye ederim.



Yemekten sonra hemen Mevlana’ya gittik. İsterseniz giriş ücretine ilave olarak sesli rehber sistemi alabiliyorsunuz. Gezdiğiniz her yerde numaralar var, numarayı tuşlayıp ne anlattığını kulaklıktan dinliyorsunuz. Biz de aldık fakat çok da gerekli bir şey değil, gezdiğiniz yerdeki numarayı tuşluyorsunuz ney sesleri eşliğinde gereksiz uzunlukta bilgi verirken siz 4-5 numarayı geçmiş oluyorsunuz.bir de Mevlana’nın yaşadığı bazı anlar canlandırılmış ama maalesef yine fotoğraf çekmek yasaktı. Özetle güzel bir ortam, gezilip görülmeli.



Bu da Mevlana'dan aldığım kolyem


Mevlana’dan sonra biraz şehir turu biraz da alışverişten sonra otele geçtik ve o gece orda kaldıktan sonra sabah kahvaltımızı yapıp Antalya yoluna çıktık.


Çay molası verdiğimiz yer çok hoştu, sahibi mekanın masa ve sandalyelerini bile kendisi yapmış, manzarası da çok güzeldi, çayı da..



Pazar günü itibariyle Antalya’daki otelimize yerleştik, en üst kattayız ve odamızın manzarası ha-ri-ka :)



Haftaya Cumartesi'ye kadar biz buradayız fırsat buldukça yine görüşürüz, hepinize kocaman sevgilerimle...

8 Haziran 2011 Çarşamba

KAYTAZ BÖREĞİ

“Soframız“ adında bir yemek programı var bir süredir, siz de izliyorsunuzdur belki. Aslında çok güzel tarifler var, en güzel yönü de yöresel tarifler oluşu benim için. Ama pek tv izleyemiyorum, geçenlerde tam da bu tarifi yaparlarken izlemiştim Hatay yöresine ait bir börekmiş, denedim çok da nefis oldu. Siz de denemek isterseniz işte tarifi..


HAMURU İÇİN MALZEMELER
2 tatlı kaşığı toz maya
1 tatlı kaşığı karbonat
1 tatlı kaşığı tuz
Ilık su ve un

İÇ HARCI İÇİN MALZEMELER
250 gr kıyma
2-3 tane ince kıyılıp suyu sıkılmış soğan
2 kaşık domates salçası
Karabiber, pul biber, tuz
Bolca nar ekşisi

YAPILIŞI
  • Öncelikle hamur malzemelerinin hepsini ılık suda eritip, un ilavesiyle yumuşak bir hamur yoğurun ve mayalanmaya bırakın. 
  • İç harcı için bütün malzemeleri derin bir kapta karıştırarak, yoğurun. 
  • Bir tavada 2-3 kaşık tereyağı ve 1 çay bardağı kadar zeytin yağını karıştırıp eritin. 
  • Mayalanan hamuru 3 ceviz büyüklüğünde bezelere ayırın. 
  • Bir fırın tepsisini yağlayıp bezeleri, erittiğiniz yağ ile teker teker yağlayarak ellerinizle bastırarak incecik açın. Açtığınız hamurları kare şeklinde olacak gibi dörde katlayın ve fırın tepsisine yerleştirin. 
  • Bütün bezeler bittiğinde tepsiye koyduğunuz ilk bezeden başlayarak (çünkü açtığınız hamurlar tepside de iyice mayalandığından gevşemiştir) boşluk kalmaması için parmaklarınızın ucuyla açtırarak birbirlerine bitiştirin.
  • Son olarak yoğurduğumuz iç harçtan hamurların tam ortalarına 2 şer kaşık harçtan koyarak biraz yaydırın. 
  • Ve 180 derece ısıtılmış fırında 30-35 dakika pişirin.

Afiyetle..

7 Haziran 2011 Salı

BİKİNİ SÜSLEME

Bu bikinimi aldığım 3-4 yıl oldu aslında ama hiçbir bozulma yapmadı. Ben de bu sene üzerinde biraz değişiklik yapmak istedim.


Ve işte yeni hali..


Nasıl yaptığıma gelince biri diğerinden biraz dar 2’şer tane şerit kesip makinede geniş aralıklı olacak şekilde diktim ve bir tarafın alt ipini bir tarafın üst ipini çektirerek büzgü verdim. Bikininin üzerine iğneleyip aynı renk iple görünmeyecek şekilde elde diktim. Bu kadar..


6 Haziran 2011 Pazartesi

BU HAFTA SONU

Bu hafta sonu Tarsus’taki Yedi Uyurlar Mağarası ‘nı görmeye gittik. Aslında birkaç arkadaşımdan güzel piknik yerleri olduğunu duyunca hem mağarayı gezeriz hem piknik yaparız diye biraz da hazırlıklı gitmiştik. Adana’ya geldiğimizden beri piknik yapacak güzel bir yer bulamadığımızdan hiç piknik yapmamıştık onun özlemiyle düştük yollara.. Nasıl diye merak ederseniz görülmeye değer hiçbir şey yok. Son derece bakımsız bir mağaradan ibaret. Kapıda bey amca oturmuş para topluyor ama orada, ne olduğuna dair mağaranın çevresinde bir satır yazı dahi yok. Piknik yerlerine gelince aynı rezillikte ve bakımsızlıkta. Bu yüzden herkesten duyduğumuz “güzel” yorumlarına pek kulak asmamaya karar vermeliyim artık :) neyse biraz daha dolaştıktan sonra güzel bir ağaç altında bir bank bulabildik nihayet. Birazcık ön hazırlıktan sonra piknik yerimizi de güzelleştirdik mecburen. Sonrasında güzel eğlendik ama 2 kişilik pikniğimizde :) işte birkaç fotoğraf..






Hafta sonu bir de gitmemiz gereken bir düğün vardı. Oradan da birkaç fotoğraf..



Bizim hafta sonumuz böyleydi, umarım sizlerin hafta sonunuz daha da iyi geçmiştir. Hepinize güzel bir hafta diliyorum. Sevgilerimle..

1 Haziran 2011 Çarşamba

PERDE PİLAVI

Farklı yörelere ait yemekleri denemeyi çok seviyorum. Perde pilavı da kaç zamandır güzel sunumuyla dikkatimi çeken ve denemek istediğim yemekler arasındaydı. Bildiğim kadarıyla Perde Pilavı Siirt mutfağına ait bir pilav, Osmanlı mutfağının seçkin yemeklerinden de biriymiş. Ben var olan borcam tenceremde yaptım ama ilginizi çekerse burada Perde Pilavı tenceresi satılıyormuş. Ve işte Perde Pilavı’nın yapılışı…


PİLAVI İÇİN MALZEMELER
1 tane soğan
2 su bardağı pirinç
2 tavuk göğsü
Yarım çay bardağı kuş üzümü
Yarım çay bardağı çam fıstığı
Yarım çay bardağı badem
1 kesme şeker
Tuz, karabiber, yenibahar, tarçın

HAMURU İÇİN MALZEMELER
Bir paket margarinin 4/1’i
1 yumurta
1 çay kaşığı tuz
Yarım paket kabartma tozu
Un ve biraz ılık su

YAPILIŞI
Öncelikle pirinci tuzlu, ılık suda 20 dakika kadar beklemeye bırakın. Bademleri de kabukları soyulması için (yarım saat kadar) ılık suda ıslatın. Tavuk göğüslerini 1 tatlı kaşığı tuz ve biraz da limon suyu ilave ederek haşlayın. Hamur için gerekli malzemelerin tümünü karıştırarak kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğurun ve 15-20 dakika kadar dinlenmeye bırakın. Bu arada pilav tenceresine biraz sıvı yağ ve çam fıstıklarını koyarak hafif pembeleştikten sonra, ince ince doğradığınız yemeklik soğanı ilave edin. Soğanlar da kavrulduktan sonra 4 su bardağı sıcak suyu (haşladığınız tavuk suyunu da ilave edebilirsiniz) tuzu, şekeri ve kuş üzümlerini ilave edin su kaynayınca iyice yıkadığınız pirinçleri ilave edip pilavı pişmeye bırakın. Pilav piştikten sonra haşladığınız ve iri iri parçaladığınız tavuk etlerini ve baharatlarını ilave ederek karıştırın.



Dinlenen hamuru ince ve kalıbınızdan taşacak büyüklükte açın. Margarinle yağlanmış kalıbınıza soyulmuş bademleri istediğiniz gibi dizerek açtığınız hamuru kalıbın üzerine, hafif içine sarkacak şekilde koyun, pilavı (sıcakken) döktüğünüzde hamur zaten dibe oturacaktır. Artan hamuru üzerine kapatıp tencereyi de folyoyla kapatarak 180 derece ısıtılmış fırında hamur pembeleşene kadar pişirin. Afiyetle...