4 Ocak 2017 Çarşamba

KARLAR PRENSESİM


İpoş'umun karla tanışma anı olarak kayıtlara geçen fotoğrafları…
Kırmızı tulumu geçen yıl Tunceli’ye gelirken, soğuk geçecek kaygısıyla, stokladığım kıyafetlerindendi. 9-12 ay almıştım biraz tombiş diye, geçen yıl büyük gelmişti, bu yıl da İpek uzun geldi :) Sanırım ilk ve son giyişi olacak ama neyse ki bir kez de olsa üstünde gördüm ve fotoğrafladım ya bana yeter :))



tulum-idilbaby / şapka-hm

26 Kasım 2016 Cumartesi

ANNE-KIZ


Sana dair ve seninle dolu öyle hayallerim var ki çocuk! Abla, teyze, yeğen-kuzen sevgisi tadamamış biri olarak…
Dilerim hep böyle dip dibe, koyun koyuna, kalp kalbe oluruz biricik cep boy sevgilimle ömrüm yettiğince…






İpek: trenç ve ayakkabı-zara, tayt-hm, taç-ben yaptım
Ben: trenç-zara, bot-ugg, tayt-decathlonn, çanta-oasap

8 Ekim 2016 Cumartesi

İPEK’İN UYKU EĞİTİMİ GÜNLÜĞÜ


Bu yazıyı geceleri uykusuzluktan şuurunu kaybeden, oturduğu her yerde uyuklamaya başlayan, gece-gündüz gözlerini açabilmek için bin türlü numaralar deneyen, hayat kalitesi yerlerde, mecburen asosyal, bir de ondan ilgi bekleyen ikinci bir çocuğu olup vicdan azabından ölen canım anneler için yazıyorum.


Öncelikle size biraz İpoş’umun uyku düzeninden bahsedeyim ya da düzensizliğinden mi demeliyim bilemedim :)
Esasında sekizinci ayına kadar İpek’in uykuları hiç de fena değildi. Akşam sekiz gibi çayımızı içerken, babası ayaklarında biraz salladığında tv sesine bile aldırmadan uyuyor, biz yatarken de beşiğine yatırıyorduk. Geceleri de saat 4-5 gibi uyanıyordu emzirdiğimde yeniden devam ediyordu sabah sekize kadar. Ta ki dokuzuncu ayda diş ağrıları başlayana kadar bu böyle sürdü.
Dokuzuncu ay kabus gibiydi, hala aklıma geldikçe fenalıklar geliyor üstüme. 40-50 dakikada bir uyanıyor ve emmeden mümkün değil uyumuyordu, farklı bir yöntem denediğimde de bu sefer kızıp emmeyi de reddediyor çıldırırcasına ağlıyordu saatlerce.. Derken, yatarak emzirmeye başladım, daldıktan sonra yerine koyuyordum, uyanma aralıkları iyice daraldı ve de meme ağzından çıkarken geri uyanmaya başlayınca yanıma aldım, bu defa hepten meme ağzında uyumaya başladı.
Ve bir gün eşim devraldı bu işi ve uyku eğitimi startını verdik fakat diş dönemine rastladığımız için ikinci günde pes etmek zorunda kaldık. Sonradan fark ettim ki (Süper Dadı’nın söylediğine göre) bebeğiniz kime daha çok bağımlıysa bu işi yapması gereken kişi de o imiş.. Biraz da babasıyla olduğu için dikiş tutmadığını düşünüyorum şimdi..
Sonrasında tatil falan derken birkaç ay daha böyle devam etti maalesef.. Ama tatil sonrası eve döndüğümüzün üçüncü günü Süper Dadı’nın aynı yaş grubunda yaptığı uyku eğitimlerini biraz izleyerek uyku eğitimine başladım.
İlk gece; oturarak emzirdim ve beşiğine bıraktım. Ben de beşiğin yanında bir sandalyede oturup, herhangi bir iletişim kurmadan bekledim, göz teması da buna dahil. Ağlama sesi yükseldiğinde, onu ayağa kaldırıp sarılarak sakinleştirmeye çalıştım (kucağıma almadan) ve tekrar yatırdım. Bu bir kaç kez tekrarladı ve 35-40 dakika sonra uyudu. O gece önceki gecelerdeki gibi, aynı sık aralıklarla uyandı ama her uyandığında sadece pışpış sesiyle geri daldı.
İkinci gece; ağlama süresi artınca, sakinleştirdikten sonra yatırırken yan yatırdım. Ve poposuna hafif hafif pışpış yaparak uyutmayı denedim bu yöntem çok daha kolay oldu. Uykuya dalmasını çok daha kolaylaştırdı. O gece sadece bir kez uyandı :)
Ve ondan sonraki geceler bu rahatlıkta geçmeye başladı..
Akşam 8.30 gibi yatırıyorum İpek’i ve sabah beşe kadar emzirmiyorum, dört buçukta uyansa bile! Arada bir mızıldanma gelirse hafif bir pışpışla hemen geri dalıyor. Bu şekilde çoğu zaman altıyı buluyor uyanması, bi 5-10 dk kadar emiyor, tekrar yatırıyorum ve 7.30-8.00 kalkış saatimiz ;)
Lütfen, siz de bu durumdan şikayetçiyseniz bu akşam eğitime başlamanın tam zamanı! Sadece ilk gece biraz yorucu geçiyor (bu her çocuk için değişkenlik gösterebilir tabi), bu geceyi hafta sonuna denk getirirseniz sabah eşiniz bebişle ilgilenirken dinlenme fırsatınız da olur.
Arman’da uyguladığımız uyku eğitiminden sonra (burada yazmıştım) bu defa yapamayacağım gibi geliyordu bana. Ama İpek’te daha kısa sürdü mesela… Bunda -pışpış- yöntemi de etkili oldu diye düşünüyorum..
Artık sabahları yataktan sürünerek, kapalı gözlerle kalkmıyorum çok şükür, hepimiz mutlu, huzurlu bir güne uyanıyoruz…
Bu da bizim nacizane uyku başarı hikayemiz…
Artık darısı başınıza inşallah…
Hepimize iyi uykular ;)