güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2014 Pazartesi

AİSHA



Türkiye’nin ilk aromaterapi ve doğal kozmetik markası Aisha, oyuncu Ayşe Tolga’nın kurduğu ve sadece doğal hammaddeler ile aromatik öz yağlar kullanılmış ürünlerden oluşan bir marka.
Vintage Duygular’ bloğunun sahibesi sevgili Evren’ciğimin Aisha ürünlerinden oluşan yılbaşı hediye paketi sayesinde ben de bu ürünlerle tanışma fırsatı buldum. 
Yatıştırıcı Lavanta Saç ve Vücut Şampuanı, Sıkılaştırıcı Vücut Yağı ve Türk Gülü Canlandırıcı Saf Çiçek Suyu’ndan oluşan paketim birkaç hafta önce elime geçti. Cilt bakımı konusunda her zaman doğal malzemeler kullanmaktan yana olan biri olarak bu ürünlerle tanışmak beni ayrıca mutlu etti.
Yıllar önce, Perran Kutman’nın başrolde olduğu “Şehnaz Tango” dizisinden bu yana beğenerek izlediğim sevgili Ayşe Tolga’ya da sevgili Evren’e de teşekkürler…

25 Haziran 2013 Salı

TAVSİYE: ELİDOR EKSPRES BAKIM SPREYİ


Geçen günkü makyaj malzemesi alışverişimde extradan alıp memnun kaldığım bir ürün. 

Elidor Nemlendirici Besleyici Bakım Spreyi:
Uzunca bir zamandır Elidor’un şekillendirici bakım kremini kullanıyorum, bu yazımda da bahsetmiştim. Saç kremim bittiğinde yenisini alırken bu defa bakım spreyini denemek istedim ve çok memnun kaldım.
Nasıl kullanılıyor: Islak yada kuru saça uygulayabiliyorsunuz. Ben, banyo sonrası, saçlarımı havlu ile hafif kuruladıktan sonra uyguluyorum (dipleri hariç) ve öyle tarıyorum. En sevdiğim tarafı, diğer saç şekillendirme kremleri gibi elle uygulanmaması, elleriniz vıcık vıcık olmadan direkt saça uyguluyorsunuz ve tarıyorsunuz. Özellikle uzun saçlılara tavsiye ederim, saçlarım hiç bu kadar kolay taranmamıştı. Ayrıca saça herhangi bir ağırlık ve yağlanma da yapmıyor.

Bir de saçlarımı kuruttuktan hemen sonra maşaladığımda, bu şekilde birkaç gün kullanabiliyorum, hemen bozulmuyor ;)

10 Nisan 2013 Çarşamba

SAÇ BAKIMI HAKKINDA


Saçlarım hakkında son zamanlarda fazlaca soru alıyorum. Hangi şampuanı kullandığım, şekillendirmede hangi ürünü kullandığım, nasıl şekillendirdiğim vs. Öyle çok özel yaptığım bir şey yok ama gelen sorulara cevap niteliğinde burada da kısaca bahsetmek istedim.
Saçlarımda yaklaşık 8 yıldır şampuan kullanmıyorum ben sadece defne sabunuyla yıkıyorum. Daha sağlıklı ve doğal olduğunu düşünüyorum. ‘Aa sabun saçları kabartmıyor mu?’ dediğinizi duyar gibiyim. Ama maksimum bir haftada saçlarınız alışıyor. Ve emin olun saç dökülmesini fazlasıyla engelliyor, dipten de sürekli yenileri geliyor :) Yeni çıkan saçlarımı bazı fotoğraflarda görebilirsiniz, şu an kahkül durumuna geldiler.
Yıkadıktan sonra Elidor’un şekillendirici bakım kremini kullanıyorum (benim saçlarım hafif dalgalı olduğundan ‘belirgin bukleler’), saçlarım uzun olduğundan taraması da kolay oluyor.

Dalgaların daha belirgin ve kalıcı olmasını istediğim günlerde saçımı yıkadıktan sonra L’oreal Curl Power saç köpüğü kullanarak vigo ucu takılı saç kurutma makinesiyle düşük ayarda kurutuyorum.


Ekstra olarak maşa vs. yaptığımda da sabitlemek için L’oreal saç spreyini kullanıyorum.


Aklıma gelenler bu kadar. Umarım size de faydalı olur.

4 Nisan 2013 Perşembe

ÜÇ ŞEY: PEMBE RUJ, YENİ MASKARA VE BİR HEDİYE

Makyaj malzemeleri konusunda biraz takıntılıyım galiba, beğendiğim bir ürün olduğunda uzunca bir süre vazgeçemiyorum, bittiği gibi hemen aynılarını alıp geliyorum. Aslında özel günler dışında öyle pek ağır makyaj yapmayı da sevmiyorum, bana göre en güzeli hafif günlük bir makyaj. Yani eşitlenmiş bir cilt tonu, gözlerde belki hafif bir kalem/eyeliner, rimel, hafif bir allık son olarak da hafif bir ruj.
Bu kez farklı olarak Flormar indiriminden, yazın fazlaca kullandığım pembelere uyabilecek renkte pembe bir ruj aldım. Flormar ruj (315) ve dudak kalemi (216).


Yine uzunca bir zamandır kullandığım L’oreal’in 4D maskarasından sonra bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine aldığım yeni maskara Golden Rose Wonder Lash. Çok beğendim, fiyatına göre çok iyi gerçekten.


Ve son olarak bu yazımda bahsettiğim Tavsiye Kanalı’nın, sizlerin de gösterdiği yoğun ilgi üzerine, Body Shop’tan gönderdikleri hediye paketi.

21 Haziran 2012 Perşembe

EVDE SAÇ ŞEKİLLENDİRME: TAÇ ÖRGÜ


Gittikçe uzayarak Rapunzel’e bağlayan saçlarımı sıcaklarda sürekli toplamak zorunda kalıyorum ama sürekli topuz yapmak yerine saçlarıma hem toplu olacak hem de biraz farklı olabilecek bir model arıyordum. Ve işte yeni saç modelim taç örgü, sütçü kız örgüsü de diyebiliriz :)

5 Haziran 2012 Salı

AVON TESTER


Avon ürünlerini pek kullanmıyorum aslında ama katalogda gördüğüm tester fikri hoşuma gitti. Ben de parfüm ve ruj numunelerinden şipariş vermiştim. Teninize uygun kokuyu ya da ruj rengini keşfedebilmek için bence oldukça hijyenik bir yöntem :) Benim amacım ise biraz farklı renk ve kokular denemek ;)


Parfüm numunelerini henüz deneyemedim, rujlarında güzel renkler var ama pek kalıcı değil onu belirteyim. Ruj konusunda benim favorim yıllardır kullandığım Loreal Glam Shine 6 H Volumizer (6 saat kadar kalıcı ve dolgunlaştırıcı ;)

9 Aralık 2011 Cuma

PRATİK BİR SAÇ MODELİ

Oldukça pratik, kuaföre falan gitmeden kendiniz yapabileceğiniz hoş bir saç modeli. Daha farklı modeller ve yapılışlarına buradan bakabilirsiniz...


Ayrıca kız çocukları için de çok tatlı saç modelleri var.


5 Nisan 2011 Salı

KENDİNİZ YAPABİLECEĞİNİZ GÜZEL SAÇ MODELLERİ


Kuaföre gitmeden evde kendiniz yapabileceğiniz çok hoş ve yapılışı kolay saç modelleri buldum. Benden sadece bir fikir ;) İşte yapım aşamaları..


Farklı modellerden örnekler.. Devamı da burada..

20 Ocak 2011 Perşembe

ŞİMDİ DE PEELİNG ZAMANI

Peeling cildi ölü hücrelerden, ince kırışıklıklardan arındırarak cildi temizleme, yenileme işlemidir. Derinlemesine temizleme etkisiyle cildiniz daha temiz daha sağlıklı bir görünüme kavuşuyor. Haftada 1-2 kez ve daha çok kış aylarında oluşan ölü derinin atılması için öneriliyor. Kuru ve normal ciltli olanların haftada bir defa peeling uygulamaları yeterli. Ciltleri çok yağlı olanlar haftada iki defa yapabilirler.
Ebru Şallı’nın verdiği tarif hem pratik hem de benim cildime çok iyi geliyor, sizlerle de paylaşmak istedim. İnanın pürüzsüz, yumuşacık bir ciltle birlikte birkaç uygulamadan sonra yüzünüzdeki izlerin, lekelerin azaldığını göreceksiniz. Denemek isterseniz işte tarifi..
    Malzemeler
* 1 çay kaşığı irmik
* 1 tatlı kaşığı yeşil çay kremi
* 1 yemek kaşığı gülsuyu
Uygulama: 1 çay kaşığı irmiğin üzerine, 1 yemek kaşığı gülsuyunu ilave ederek karıştırdıktan sonra üzerine 1 tatlı kaşığı yeşil çay kremini (ben evde fazlaca biriken yüz kremlerimden kullanıyorum) ilave edin.
İyice karıştırdıktan sonra önceden temizlediğiniz cildinize göz çevresi hariç uygulayın. 5 dakika bekledikten sonra ovalayarak yüzünüzden çıkarın. Yüzünüzü ılık su ile yıkadıktan sonra gül suyu ile silin. Bu uygulamadan sonra hazır gözenekler açılmışken bir de bu yazımda anlattığım maskeyi uygularsanız siyah noktalarınızdan da arınarak tertemiz bir cilde kavuşabilirsiniz.
Hafta iki kez uygulayabilirsiniz. Akşam yatmadan önce uygulamanız tavsiye ediliyor.
Herkese, yumuşacık, pürüzsüz, pespembe günler diliyorum. Sevgiler.. 

6 Aralık 2010 Pazartesi

GÜZEL VE HAREKETLİ BİR HAFTA SONU

Bu hafta sonu da buralarda havaların hala çok güzel oluşu itibariyle yine fazlaca  gezdiğim ve fazlaca yorulduğum bir hafta sonu oldu. (Ama bugün hava yağmurlu) Cumartesi alışveriş merkezinde, biraz alışverişle, akşam yemeğinde nefis bir balıkla, Pazar günü güzel bir brunch keyfiyle, sonra Estee Lauder ‘dan aldığım cilt analiz randevusu için tekrar alışveriş merkezine, oradan bulamadığımız bir ürün için diğer alışveriş merkezine, biraz da market ve meyve sebze alışverişi ve fazlasıyla yorgun bir şekilde eve dönüşle son buldu : )  

Bu gezmeler sonucu aldığım dantelli hoş şişesiyle yeni parfümüm ve daha önce bu yazımda bahsettiğim, rujumun azalması itibariyle aldığım yeni ruj. 


Bu tabaklar da pembe çiçekleriyle hoşuma gitti. İndirimdeydi bir kaç tane aldım.


Estee Lauder mağazasında, cilt analizi seansımdan birkaç kare… 


Cilt analizimi uzun zamandır yaptırmak istiyordum aslında ama özellikle markaların düzenlediği bu tarz organizasyonlar pek amacına uygun değilmiş bence. Cildimin gayet iyi olduğunu söyledikleri halde yaklaşık 1000 tl gibi bir tutarda almam gerekenlerin listesini çıkardılar :) şaka gibi ...

Bu da yeni aldığım ve cumartesi günü giydiğim fiyonklu elbisem ...


Ve hepinize kocaman sevgilerimle...



2 Aralık 2010 Perşembe

MASKE ZAMANI

Kilin zengin doğal kaynaklarımızdan biri olarak, cildi rahatlattığını, sivilce gibi cilt bozukluklarını iyileştirip, kuruttuğunu bir çok kaynaktan okumuştum. Kilin, her tür cildi temizlediğini, sıkılaştırdığını, beslediğini, ve toksinlerden arındırdığını, ucuz ve kullanımı son derece basit doğal bir madde olduğunu uzun araştırmalarım sonucunda öğrenmiş bulunmaktayım.
Ben bu yaptığım maskeyi yaklaşık 2 yıldır, aksatmamaya çalışarak haftada 1 uygulamaya çalışıyorum. Genelde de aktardan alıyorum kilimi.Benim cildim karma ve yeşil kil alıyorum. Yeşil kilin yağlı olan ciltlere daha iyi geldiğini, sivilceler üzerinde daha kurutucu bir etkiye sahip olduğunu da okumuştum. Benim yüzümde pek sivilce çıkmaz ama ne bileyim yeşil kili daha çok beğendim galiba öyle de kaldı. İyi bir maske yapmak için, çok ince, beyaz veya yeşil kile ihtiyacınız var. Ve etkili olması için haftada bir kez mutlaka uygulanmalı bence. Bunu da cildimdeki değişikliklere bakarak söylüyorum.

 Ve işte maskemizin Yapılışı :
3 tatlı kaşığı kadar yeşil kil, 5-6 damla kadar zeytinyağı, 3-4 damla kayısı yağı, 1 tatlı kaşığı kadar da dinlenmiş şişe suyu (musluk suyu kullanmayın) Bu malzemeleri süzme yoğurt kıvamında, pürüzsüz bir karışım olana kadar iyice karıştırın. Karışımımız hazır olduktan sonra temiz cildimize (özellikle peeling yaptıktan sonra) alnınızın ortasından başlayarak ve dışa doğru çalışarak ince bir tabaka halinde maskeyi, yüzünüze parmaklarınızın uçlarını kullanarak uygulayın. Göz çevrelerinden kaçının. Ve doğal olarak kurumaya bırakın. Bu aşamada konuşmayın, ve benim fotoğrafta güldüğüm gibi gülmeyin yani maskede çatlakların belirlemesine neden olacak bir hareket yapmayın. Maske tamamen kuruduğu zaman, fazla bekletmeden ılık suyla durulayın.

Yüzünüzü yıkayıp kuruladıktan sonra yüzünüzün yumuşacık ve tertemiz olduğunu göreceksiniz arkadaşlar. Umarım sizde de işe yarar. 

1 Aralık 2010 Çarşamba

MAKYAJ GÜNLÜĞÜ

Kullandığım ve tavsiye ettiğim birkaç ürünü sizlerle paylaşmak istedim. İhtiyacı olanlara ve kararsız kalanlara bir önbilgi mahiyetindedir... 
L’oreal’den dudaklara dolgunlaştırıcı etki ve parlaklık veren bir ruj: Ruj benim hayatımda olmazsa olmazlarımdan biridir. Çantamdaki demirbaşlardandır daima. L’oreal’in bu rujunu parlaklık ve uzun süre kalıcılık isteyenlere kesinlikle tavsiye ediyorum. Kalp şeklindeki fırçası da renk taşmasını önlüyor ve ayrıca 6 saat kadar etkili.
L’oreal’den cildinizle uyum sağlayan mükemmel bir fondöten: Çok fazla fondöten kullanmayı sevmiyorum aslında sadece özel günlerde tercih ediyorum diyebilirim. Ama bu fondöten oldukça doğal bir görünüm sağladığından çok severek kullandığım bir ürün. Tavsiye ediyorum.
Max Factor parlatıcı ruj: Şeftali tonlarında bir ruj almaktı niyetim, tamamen rengine aldanıp aldım galiba. Çilek tadında oluşu hoş sadece : ) Hiç kalıcı değil tavsiye etmiyorum.
Acı Badem Sütü: Makyaj temizleme adına hangi ürün varsa denedim sanırım. Fakat hiç birinden memnun kalamadım. İyi temizleyemeyen ürünler, gözlerimi yakanlar vs. Son olarak acı badem sütünü denemeye karar verdim ve 6 aydır kullanıyorum ve çok çok memnunum. Gözlerimde hiç yanma yapmıyor ve makyajdan tek iz bile bırakmıyor, çok da güzel nemlendiriyor. Eczanelerde de satılıyor ve fiyatı da çok uygun. Çoma marka oluşu aldığım kozmetikçinin tavsiye edişiyle oldu. 
NOT: Çoma'nın badem sütü bittiğinde Bebak acı badem sütü'ne geçtim tek farkı Çoma'dan biraz daha akışkan bu da daha kullanışlı olmasını sağlıyor. Ayrıca gebelik durumu olanlarda oluşan karın çatlaklarına da iyi geliyormuş duyduğum kadarıyla. Benden de sizlere duyurulur. Sevgilerimle...