30 Mart 2012 Cuma

TAZE ANNENİN ÖNERİLERİ

Henüz iki aylık taze bir anne olarak bebek için yaptığımız alışverişlerde aldıklarımızdan kullanıp memnun kaldıklarım ve gereksiz bulduklarım hakkında gelen sorular üzerine bu listeyi hazırladım. Umarım size de faydalı bir yazı olur. Bunlar tabi ki benim görüşüm, siz de bebek alışverişinizi yaparken iyice okuyup, araştırın ve benzerleriyle karşılaştırın, böylece tercihlerinizi daha rahat yaparsınız. Bir de bebek hazırlıklarınızı son aylara bırakıp ağırlaşmadan halletmenizi öneririm.

Bebek arabası
Bebek arabası, bebek alışverişinde en zor seçilenlerden biriydi bizim için. Piyasada çok çeşitli marka ve modeller var ve insanın kafası karışıyor. Bizim dikkat ettiğimiz noktalar, açılıp kapanması kolay, katlandığında arabaya sığabilecek büyüklükte, oturma kısmının yüksek ve bebeğin yüzünün bize dönük olacak şekilde kullanılabilen (uzmanlar bebeklerin dışa dönük bakmasını önermiyor, anne ya da babayla göz temasında ve kontrolünde olması bence de çok önemli), sade  bir model olmasıydı (ne kadar da çok şey istemişiz :) Baktığımız modeller arasında da Sunny Baby’de karar kıldık. Ana kucağını yeğenimden kaldığı için almadık. Tek dezavantajı iki parça oluşu, yalnız olduğunuzda (bebekle) kapatıp açması imkansız.

Beşik
Beşik alırken de tercihimizi Chicco Park Yatak’tan yana kullandık, hafif, tekerlekli-taşınabilir, titreşimli, kendi müzikleri ve alt değiştirme tablası olan, gerektiğinde katlanıp ufak bir çantaya sığabilen bir model ama ilk aylar için pek de kullanışlı olmadı bizim için. Çünkü ilk aylar bebek çok fazla ilgi istiyor ve ona her bakmak istediğinizde kalkmak doğum sonrası ağrılarınızdan dolayı çok zor oluyor. Bence beşiğiniz en azından ilk aylarda yatağınıza yanaşabilen ve bir kenarı çıkarılıp takılabilen modellerden olması büyük rahatlık.
Bebe küveti ve Şampuanı
Bebe küveti ve ağı kesinlikle alınması gerekenler arasında. Şampuan konusunda da tercihimizi bir klasik olan Dalin’ den yana kullandık biz.

Emzik, Biberon, Mama kaşığı
Emziğe karşı olan da var seven de ama benim bildiğim bebek emzik emer. Hepimiz emzikle büyüdük ne damağımız düştü ne de bir yerimize bir şey oldu. Biz Arman’a doğumdan önce biri kauçuk biri silikon başlıklı 2 tane emzik aldık. Kauçuk başlıklı olanın anne göğüs ucuna daha yakın olduğunu ve bebeğin daha çabuk alışacağını söyleyerek tavsiye ettiler ama Arman silikon olanı tercih etti :) Ve yarı yarıya destek oldu, emzik vermek istiyorsanız ilk günlerden alıştırmaya başlayın ve pakette 0+ yazmasına dikkat edin. Biberon olarak da Chicco ’nun cam biberonundan aldık ama malum Arman şu an iki aylık olduğundan henüz kullanmaya başlamadık. Mama kaşıklarını da silikon başlıklı aldık, ilaçlarını verirken kullanıyorum yumuşak başlı olduklarından son derece kullanışlı, bebek için de zararsız .

Bebek bezi
Bebek bezi olarak Prima Premium Care’i kullanıyorum, şimdilik memnunum.

Canbebe bebek bakım örtüsü
Evde de dışarıda da kullandığım çok pratik ve çok kullanışlı bir ürün bu. Bilhassa ilk ayda bebeğim çok daha fazla icraatta bulunduğundan bir paketin sonu yaklaştı bile :)



Pişik önleyici krem, nemlendirici
Bu konuda bizde birkaç kuşaktır zeytinyağı kullanılmakta, ben de aynı şekilde devam ediyorum, çok da memnunum. Zeytinyağı gerçek anlamda iyi bir onarıcı ve mükemmel bir nemlendirici. Ben ilk günlerden beri zeytinyağı kullandığımdan henüz pişik falan görmedik. Bir de her sabah, bir parça pamuğu ılık suyla ıslatıp hafif de zeytinyağı sürerek yüzünü siliyorum bebeğimin yüzü de yumuşacık oluyor.

28 Mart 2012 Çarşamba

MALATYA ŞEKERPARESİ

Bu tarif de yine yemeklerini ve ustalığını çok beğendiğim Oktay Usta’dan. Daha önce birkaç tane şekerpare tarifim vardı ama bu tarif gerçekten şekerparenin tam tadını veriyor. Ayrıca yapımı da çok kolay, ağızda dağılan nefis bir tatlı. Tarifi de şöyle...


MALZEMELER
250 gram oda sıcaklığında tereyağı ya da margarin
2 yumurta 
1 su bardağı pudra şekeri
2 çorba kaşığı irmik
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı karbonat
Çeyrek limon suyu
Un

ŞERBETİ
4 su bardağı şeker
4 su bardağı su
Yarım limon suyu

YAPILIŞI
Yoğurma kabına bütün malzemeleri sırayla ekleyerek köfte yoğurur gibi (pürüzsüz bir hamur elde etmek için) iyice yoğurarak yumuşak bir hamur elde edin. (Kabartma tozu olduğundan kabaracağını düşünerek) Küçük ceviz büyüklüğünde parçalar kopararak şekillendirin ve hafif yağlanmış fırın tepsisine dizin. Tam ortalarına fındık yada fıstık koyarak (iyice batırın çünkü tatlılar piştikçe fıstıklar yukarı çıkacaktır) önceden ısıtılmış 180 derece fırında hafif pembeleşene kadar pişirin. Piştikten sonra tatlıları soğumaya bırakın. Bu arada şerbetini hazırlayarak soğuyan tatlının üzerine sıcak şerbeti döküp en az 2-3 saat dinlendirin.


Afiyetle…

24 Mart 2012 Cumartesi

ÇİZGİLİ ETEK

Bu sezon her yerde kalın-ince çizgililer varken ben de uzun zamandır elimde bekleyen pudra-siyah çizgili kumaştan bu eteği diktim. Aslında bu kumaştan yazlık bir elbise dikmeyi düşünüyordum ama malum emzirme seanslarımız fazlaca olduğundan artık elbiselere bir süreliğine veda etmem gerekti.

Bu eteği geçen gün diktim ve o gün gezmelere giderken de giydim. Oldukça kolay bir model. Ön ve arka parça aynı genişlikte, beline de kalın lastik geçirdim. Son olarak da bel lastiğinin üzerine siyah kurdeleden ön ve arkaya ikişer tane brit halkalar yaparak yine siyah kurdeleden bir kemer taktım.

Bu arada yarın Sakarya‘ya gidiyoruz. Bir süreliğine Adana’dan da evimizden de ayrılıyoruz…

15 Mart 2012 Perşembe

TRİKOLAR

Geçen akşam annem ve bir arkadaşımla dışarı çıktık ve tabi ki birazcık da alışveriş yapmadan edemedik. Sezon sonu indirimleri için biraz gecikmiş olsak da ben bu trikoları yakaladım. Hala gitmeyenler varsa son indirimleri kaçırmadan bir uğrayın derim ;) Ben;

Batik’ten, özellikle taytların üzerine giymek için, kahverengi, lastik kısımları simli, cepleri fiyonklu bu hırkayı,

Waikiki’den, özellikle mini eteklerimin üzerine giymek için, pembe üzerine siyah puanlı bu hırkayı,

Mango’dan bu koyu kahverengi, simli triko elbiseyi aldım.


Bir de nihayet bu ayın Burda Dergisi’ni ( Bahar geliyor, yavaş yavaş dikişlere başlamak lazım ;)

8 Mart 2012 Perşembe

OYUNCAK FUTBOL TOPU (PATCHWORK YÖNTEMİ İLE)

Bu aralar hala Arman’ın huysuzluklarıyla boğuşmaktayız. Bunun yanında bir de bebek görmeye gelen misafirlerimiz hala devam etmekte. Bir haftadır fırsat bulup da bloğumla da hiç ilgilenemedim, hatta kendime bile vakit ayıramaz oldum. Bir de Pazartesi sabahı eşimin acil olarak ve de süresi belli olmayan bir göreve gitmesi üstüne tuz biber oldu… Neyse ki anneciğim bu sabah yanıma geldi, bir süre böyle idare edeceğiz artık.
Bu karmaşa arasında, arada bulduğum dinlenme vakitlerinde de bebeğime bu futbol topunu yaptım hem artan kumaşlar değerlendi hem de bebeğim için tamamen zararsız bir oyuncak oldu. Düzgün hatları vermesi açısından kartonla kaplayıp elde diktiğimden parmak uçlarımı birazcık zorladı ama oldukça da zevkli bir çalışma oldu.


Yapım aşamasına gelince kartondan hazırladığım beşgen ve altıgen kalıplara göre kestiğim kumaşları, prittle kartonlara yapıştırıp kenar kısımlarından dikerek birleştirme işlemini yaptım. Sıralama ise ortadaki (beyaz) beşgenden başlayarak etrafına altıgenleri, sonra tekrar beşgenleri, sonrasında da tekrar altıgenleri birleştirerek ilerliyor. Bitişinde de top zaten kendiliğinden toparlanıyor. Bu arada beşgenlerin hepsi beyaz, diğer renkler size kalmış, içi de elyaf dolu ;)



2 Mart 2012 Cuma

KIRK GÜNÜMÜZ DOLDU

Dün itibariyle Arman’ımla kırk günümüzü doldurduk nihayet. Yine yarı kırkımızdaki gibi önce oğlum sonra da ben banyolarımızı yaptık ve kırk uçurmalara gittik oğlumla. Yine bebeğime yumurtalar verdiler, o günümüzün anısına güzel de bir hediye. 40 gününü dolduran bebeğin artık yavaş yavaş uyku ve beslenme düzeninin de oturmaya başlayacağını söylüyorlar inşallah öyle olur çünkü hala oturmayan uyku düzenimiz dışında her şey çok güzel. İlk günden bu yana çekilen fotoğraflarındaki değişimi görmek bile harika.


Bana gelince doğum öncesi kıyafetlerime yavaş yavaş dönüş yapıyorum ama hala gitmesi gereken 4-5 kilom var onlar da zamanla gidecek inşallah :) Kırmızı çiçekli kolyemi de dün gezmelere giderken taktım, yapılışını da burada anlatmıştım.

Güzel bir gün geçirdik bebeğimle ve lohusa tedirginliğimiz de ortadan kalktı, nihayet özgürüz :) Darısı daha nice sağlıklı, mutlu günlere…