29 Temmuz 2011 Cuma

BU DEFA GÜZEL BİR HABERİM VAR :)

Bir süredir kendimi biraz halsiz hissetmemin ve sıcakların da etkisiyle kendimi biraz dinlenme konumuna almamın bir sebebi vardı. Hamileyim ve bu gün itibariyle 14 haftamız ( 3 buçuk ay ) bitmiş durumda. İlk aylarıma bakarsak bulantı vs. gibi hiçbir sorun yaşamadım çok şükür oldukça rahatım. Minik bir göbekten başka fiziksel olarak da fazla bir değişikliğim yok gibi :) Kilo alımım da normal diyebilirim. Cinsiyetine gelince 12. hafta dolduğunda öğrendik ve bir erkek bebek bekliyoruz hayırlısıyla, çok çok da mutluyum...
Umarım her şey güzel olur. Bütün anne adaylarına sağlıklı, neşeli bir hamilelik ve sağlık ve neşeyle doğan, güzel bebekler diliyorum…

25 Temmuz 2011 Pazartesi

YENİDEN ADANA’DA , BİR HAFTA SONU

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba… Ben geldim aslında buralardayım ama Adana’daki aşırı sıcaklar pek nefes aldırmıyor. Gece ve gündüz her anımız klimalı ortamlarda geçiyor. Aklımda da dikmek istediğim bir sürü şey var ama maalesef kendimde o gücü bulup da başlayamıyorum bir türlü. Onun haricinde Cumartesi günü Adana’nın Yumurtalık ilçesini merak ederek o tarafa doğru gittik. Kumunun güzel olduğunu duymuştuk belki denize de gireriz diye hazırlıklı gitmiştik. Fakat tam bir hayal kırıklığı. Ortam kötü, seviye çok düşük (bilmem anlatabildim mi?) biraz gezindik, iyi bir yer bulabilme ümidiyle fakat maalesef, zaten küçük bir yer. Giderken hiç olmazsa bir balık yer döneriz demiştik ama onu bile unutup aynı hızla geri döndük Adana’ya:)


Yumurtalık ‘tan…


Pazar günü de güzel bir manzara eşliğinde brunch keyfi…


Onun haricinde Ayşe Kulin’in Hüzün’ünü de okumuş bulunmaktayım. İlk kitabı olan Hayat’ın devamı şeklinde yazılmış, güzel bir kitaptı. Şimdilerde de Elif Şafak’ın Siyah Süt’ünü okuyorum.
Arayı fazla açmadan yeniden görüşmek dileğiyle, sizlere de kocaman sevgilerimi gönderiyorum..

13 Temmuz 2011 Çarşamba

BURSA GEZİMİZ


Antalya dönüşü bir günümüzü de Bursa’ya ayırdık. Ve ailemizde yıllardır bir gelenek olan sevgili babacığımın çorbacısına (İznik Kenan Çorba) uğradık ve güzel bir balık çorbasıyla açılışı yaptık.



Sonrasında yola koyulduk ve ani bir kararla Gemlik’te bir çay molası verdik. Çaylarımızı içip birer de maraş dondurması aldıktan sonra Bursa yoluna düştük.


Sonunda yolumuzu bitirip Heykel’ de bir otopark bulup arabamızı bırakır bırakmaz Kebapçı İskender’in yolunu tuttuk. 


 (Resme tıklayarak Kebapçı İskender'in hikayesini okuyabilirsiniz)


Kebaplarımızı (babacığımın tavsiyesiyle) üzüm şırasıyla birlikte bir güzel yedikten sonra yürüyerek Yeşil’e çıktık. Ve yemeğin üzerine çaylarımızı içmek üzere Bursa’nın güzel manzarası eşliğinde Hünkar Çay Bahçesi’nde bir mola verdik.


Ve sonrasında Emir Sultan’ı ve içinde mezarı bulunan Zeki Müren’i ziyaret ettik.


Dönüşte yolumuzun üzerinde bulunan Somuncu Baba Pastahanesi’nden Bursa’nın en sevdiğim lezzetlerinden biri olan Tahinli’lerden alıp yiyerek yolumuza devam ettik.



Ve Heykel’e doğru indiğimizde Bursa Kent Müzesi’ne uğradık. Aslında daha önceleri de ziyaret etmiştim bu müzeyi ama eşime de göstermek istedim. Flaşı açık olmamak suretiyle fotoğraf çekmek serbestti ama ben müzeyi incelemekten çok da fazla fotoğraf çekememişim.

Bu kutu 50’li yıllara ait bir makyaj kutusuymuş..


Bunlar da esnaf dükkanlarından örnekler..




Bunlar da Zeki Müren’in müzede sergilenen kıyafetleri..


Ve Bursa Hatırası..


Aslında Tophane’ye gitme fikrimiz de vardı ama müze gezimiz de bittikten sonra o yorgunlukla düştük yollara. Dönüş yolunda da İznik Gölü kıyısında bir çekirdek-çay molası verdik. İznik’in meşhur köftecisi Köfteci Yusuf’ta köfte yemeden gitmek olmazdı haliyle, biraz acıkmamızı bekledikten sonra :) Köfteci Yusuf’un yolunu tuttuk ve o çok güzel sofrasıyla akşam yemeğimizi de orada yiyerek bu güzel günü sonlandırmış olduk. Yemeklerin güzelliğiyle fotoğraf çekmeyi unutmuşum ama bir daha ki gidişimde daha detaylı bahsedeceğim. Eğer yolunuz düşerse denemenizi mutlaka tavsiye ediyorum Fiyatları uygun, kalitesi ve servis hızı harika. Ne yapın edin, bir gün mutlaka uğrayın, üzerine de bir porsiyon kaymaklı ekmek kadayıfı yemeyi ihmal etmeyin diyorum :)

Ve sizlere kocaman sevgilerimi gönderiyorum...

AFYON’DA BİR YEMEK MOLASI

Güzel bir tatili geride bırakarak nihayet geri döndüm, sizleri de bloğumu da çok özledim. Bilmiyorum sizlerde de oluyor mu ama bu aralar kendi bloğuma ve bazı bloglara girmede sorun yaşıyorum. Kendi bloğumla ilgilenemediğim gibi sizleri de takip edemedim maalesef. Ve şu anda bloğuma girebilmişken tatildeki gezmelerimizden kalan bir kaç yazıyla başlamak istiyorum.
 


Eğer yolunuz Afyon’a düşerse Cumhuriyet Alışveriş merkezi’ne uğramanızı ve Cumhuriyet Sucukları’nın tadına bakmanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Sucuklarının güzelliğini bilmeyen yoktur ama bir de farklı olarak sucuk döner yapmışlar. 


Tabi herkes gibi biz de merakımıza yenik düşerek tercihimizi bu yönde kullandık ve gerçekten nefis bir tat. Denemenizi tavsiye ediyorum ve hepinize kocaman sevgilerimi gönderiyorum…