31 Ekim 2011 Pazartesi

EVDE EKMEK YAPIMI

Özellikle hafta sonu kahvaltıları için yapılabilecek mükemmel bir lezzette ve görüntüsüyle ayrı bir güzellikte olan bu ekmek tarifimi denemenizi tavsiye ediyorum. Daha pişerken ekmek fırınlarındaki o güzel ekmek kokusunu hissedeceksiniz.. Olur da kahvaltıdaki ekmeğiniz artarsa sonrasında dilimleyip kapaklı bir tavada ısıtın, yine fırından yeni çıkmış gibi olacaktır. Denemek isterseniz de işte tarifi…


Malzemeler
1 paket kuru maya
2 tatlı kaşığı bal
Yarım bardak süt
1 tatlı kaşığı tuz
2 yemek kaşığı tereyağı
Un, ılık su

Üzeri için;
1 tane çırpılmış yumurta
Çörek otu

Yapılışı
Öncelikle kuru malzemeleri (un, tuz,kuru maya) bir kapta karıştırın. Diğer tarafta yoğurma kabınıza sütü, balı, eritilmiş tereyağını ekleyerek karıştırın ve daha önceden karıştırdığınız kuru malzemeleri ilave ederek azar azar da ılık su ilavesiyle yumuşak, kolay şekil verilebilen bir hamur yoğurun. 10 dakika kadar yoğurduğunuz hamuru güzelce kapatıp ılık bir ortamda 45 dakika kadar mayalanmaya bırakın.
Mayalanan hamuru ister uğur böceği, ister çiçek gibi şekillendirerek yağlanmış fırın kabınıza yerleştirin ve ılık bir ortamda tekrar 30-35 dakika mayalanmalarını sağlayın (ben çalışan mini fırınının üzerindeki sıcaklıktan faydalanarak orada mayalandırıyorum).
Üzeri için ayırdığınız çırpılmış yumurtayı biraz sıvı yağ ile açarak ekmeğinizin üzerine sürdükten sonra çörekotuyla süsleyin ve 200 derece ısıtılmış fırında pişmeye bırakın.

Afiyetle...

28 Ekim 2011 Cuma

LOHUSA TACI

Doğuma son 13 hafta kaldı ve yapılacaklar arasında kalan ufak tefek hazırlıklarımdan biri de lohusa tacıydı ve işte bu sabah itibariyle yaptığım lohusa tacım. Evde var olan kalın kırmızı kurdele, küçük siyah bir keçe ve tel bir taç ile böyle bir şey yaptım. Ama birkaç tane daha taç yapmayı düşünüyorum.

27 Ekim 2011 Perşembe

KEDİ KAPI TUTACAĞI

Daha önce sevgili arkadaşım Tülin’ciğime yaptığım kedi kapı tutacağından bir tane daha yapmış bulunmaktayım. Bu sabah yaptığım bu kapı tutacağını da karşı komşumun küçük kızının odası için hediye olarak yaptım.

26 Ekim 2011 Çarşamba

KIŞ HAZIRLIKLARI: DONDURUCUYA MENEMENLİK BİBER

Kışa hazırlık çalışmalarımızı :) artık sonlandırırken menemenlik biberlerlerimizi de hazırladım. Menemenlik domates soslarını daha önce konserve şeklinde hazırlamıştım. Onların içine biber koymuyorum ben çünkü domates sosunu yerine göre başka yemeklere de kullanabiliyorum. Biberlerin de çekirdeklerini çıkarıp bu şekilde doğruyorum, poşetleyip dondurucuya koyuyorum.


Acı olmasın diye ben çarliston biber kullandım. Bir de biz evde 2 kişi olduğumuz için ona göre poşetledim. Siz poşetlere istediğiniz miktarda koyabilirsiniz ve sadece menemende değil farklı yemeklerde de kullanabilirsiniz.

25 Ekim 2011 Salı

YENİ AYAKKABILARIM


Bu ayakkabıları geçen hafta Deıchmann’da gördüm ve çok beğendim. Bu rengi ayakkabıda çok beğeniyorum. Aslında buna benzer bir ayakkabım vardı daha önce ve giye giye eskittiğim tek ayakkabıydı diyebilirim. Uzun zamandır da hem bu renkte hem de bu kadar sade bir model bulamamıştım. Malum hamilelik döneminde topuklu ayakkabı pek giyilmiyor ama nasılsa son üç ay diye aldım. Hamilelik sonrası ayağıma yine olur mu bilmiyorum :)

HAŞHAŞLI KEK


Haşhaşlı keki Eskişehir’e gidene kadar daha önce hiç duymamıştım. İlk defa orada denedim, çok da hoşuma gitti ve hemen tarifini aldım. O gün bu gündür de severek yaptığım tariflerim arasındadır haşhaşlı kek. Her ne kadar kek denilse de aslında şerbetli hafif bir tatlı da diyebiliriz. Bir de Adana’da taneli kahverengi haşhaş bulmak zor, Eskişehir taraflarına yolunuz düşerse haşhaşınızı almayı da unutmayın :) Haşhaşlı keki denemek isterseniz de işte tarifi…

MALZEMELER
3 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvı yağ
Yarım su bardağı irmik
1,5 su bardağı un
1 su bardağı taneli haşhaş (kahverengi haşhaş)
2 paket kabartma tozu

Şerbeti için;
Yarım su bardağı şeker
1 su bardağı su

Üzeri için;
1 paket krem şanti
1 çay bardağı süt
2 yemek kaşığı kadar haşhaş

YAPILIŞI
Yumurtaları çırpma kabınıza alıp iyice çırpın, sırasıyla teker teker bütün malzemeleri ekleyerek çırpın ve yağlanmış kek kalıbınıza dökün. 170 derece ısıtılmış fırında 35-40 dakika kadar pişmeye bırakın (kürdan testini uygulayın, kürdanı keke batırdığınızda temiz çıkıyorsa kekiniz pişmiş demektir). Bu arada şerbeti için ayırdığınız su ve şekeri karıştırıp 3-4 dakika kaynatın. Kekinizi de 10 dakika kadar dinlendirdikten sonra ılık olan şerbetinizi kekin üzerine gezdirin ve soğumaya bırakın. Bu arada 1 paket krem şantiyi 1 çay bardağı (koyu kıvamlı olması için) soğuk süt ile çırparak hazırlayın. Hazırladığınız krem şantiyi soğuyan kekinizin üzerine bir spatula yardımıyla yayın ve son olarak üzerini haşhaşla süsleyerek servis edebilirsiniz. Afiyetle…

24 Ekim 2011 Pazartesi

27. HAFTA VE YENİ MAKİNEMDEN YENİ FOTOĞRAFLAR

Bu hafta itibariyle 27. haftamda olup, artık üçüncü trimester’e giriyorum, yani son üç ay. Bundan sonrasında daha zor bir dönemin beni beklediğini ve doğumun yaklaştığını düşünerek heyecanım daha da artıyor sanki :) Ve bu hafta sonu itibariyle bebek alışverişimizi sonlandırmış bulunmaktayız. Uzun araştırmalar sonunda sanırım bütün eksikleri tamamladık. Ve işte güneşli ve güzel bir hafta sonunda sevgili kocacığımın yorumuyla çekilen fotoğraflarımla ben…









Son günlerde ülke gündemine bomba gibi düşen olaylara fazlasıyla üzüldük, şehitlerimizin yakınlarına, zamanında Adapazarı depremini de yaşamış biri olarak, deprem bölgesindeki insanlara sabırlar diliyorum…

18 Ekim 2011 Salı

KIŞ HAZIRLIKLARI: SİYAH ZEYTİN YAPIMI

Zeytin zamanı geldi, çarşıda pazarda artık her yerde zeytinler yerini aldı. İmkanınız varsa siz de içinde hiçbir katkı maddesi olmadan, son derece sağlıklı ve lezzetli olacak zeytinlerinizi kendiniz yapın derim ben :) Yapımı da son derece basit. Bir de, 5 litrelik bidona 2,5-3 kilo zeytin yeterli oluyor aklınızda olsun. Ayrıca bu yöntemle yaptığınız zeytinler, bidonunuzu her gün düzenli olarak sallarsanız 1,5-2 ayda yemeye hazır hale geliyor ve tüm bir yıl boyunca hatta daha da uzun süre bozulmadan kalıyor. Siz de denemek isterseniz işte tarifi…


MALZEMELER
2,5-3 kilo siyah zeytin
1 su bardağı kadar tuz (varsa kaya tuzu)

YAPILIŞI
Zeytinleri iyice yıkayıp, biraz zeytin biraz tuz şeklinde bidonu doldurana kadar bir su bardağı kaya tuzunu zeytinlerin aralarına dağıtın. Ve bidonun kapağını kapatıp tuzun her yere dağılması için bidonu biraz sallayın. Ve güneş görmeyen bir yerde muhafaza ederek bidonu her gün sallarsanız 1,5-2 ayda zeytinleriniz hazır olacaktır. Sonrasında kekik, pul biber ve limon ile tatlandırarak kahvaltılarınızda afiyetle yiyebilirsiniz.

Not: Daha kısa sürede hazır olabilecek bir yöntem istiyorsanız daha önce anlattığım yeşil zeytin yapımına bakabilirsiniz. O suda yapıldığından 15-20 günde acısı çıkıp yenilebilecek hale geliyor.

17 Ekim 2011 Pazartesi

HAFTA SONU: ADANA’DA BİR KEBAPÇI


Cuma günü sevgili kocacığım görevde olduğundan Cumartesi sabahı geldi. Ben de ona çok sevdiği yağlı gözlemelerden yaptım ve böyle bir sofra hazırladım. Canım sevgilim geldi ve güzel bir kahvaltıyla güne başladık.



Bir de bu aralar hafta sonlarımızın büyük bir kısmı bebek odası için halı ve gardolap aramakla geçiyor. Bu hafta birkaç model beğendik gibi ama hala tam karar vermiş değiliz. Bu gezmeler esnasında acıktık, bu hafta da kebap yemeye karar verdik ve Kebapçı Şeyhmus’a gittik. Adana’ya ilk geldiğimde sevgili kocacığım bana güzel bir Adana kebabı yedirmek için kebabı güzel olan bir yer var ama sen orayı beğenmezsin, çok salaş bir yer demişti. Ben de merak ettim ve gittik. Gerçekten kebabını çok beğendim. Adana’da bulunduğumuz 2,5 yıl içerisinde denemediğimiz kebapçı az kalmıştır sanırım ama oranın kebabının lezzeti bir başka. Mekan olarak maalesef pek de iyi bir yer değil. Çakmak Caddesi civarında  sokak ortasında masalar falan :) ama kebabının lezzeti gerçekten çok nefis. Yolunuz düşerse denemenizi tavsiye ederim.

14 Ekim 2011 Cuma

ADANA’DAKİ BLOG YAZARLARI İLE İLK BULUŞMAMIZ

Geçtiğimiz hafta sonu Adana’daki sevgili blogger arkadaşlarımla tanışma fırsatımız oldu. Oldukça sıcak, samimi bir ortamdı ve hepsi birbirinden şeker insanlardı.

Soldan: Mor Menekşe, Sinem, Cingifilli, ben, Pembesinti, Sarı Saçlı Kız, bir de fotoğraflarımızı çekerken görünmeyen Burak... 

Pembesinti ve Sinem’in o güzel yüzleri kendi istekleri üzerine birazcık kapatıldı.

Hepinizle tanıştığıma çok çok memnun oldum. Ayrıca bu keyifli buluşmaya ev sahipliği yapan cingifilli ve pembesinti’ ye de tekrar teşekkür ederim. Yeniden görüşmek dileğiyle…
Sevgilerimle...

HAMİLELİK KİTAPLARI


Daha önce size bu yazımda bahsettiğim Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin’in kitaplarından biri olan “ Hamileyim “ kitabını o zamanlar böyle bir durumum olmadığından ben sipariş etmemiştim, haliyle sınırlı bir sürede yapılan kampanya da bitmişti :) Ben de sanırım ikinci ya da üçüncü ayımızda aldım bu kitabı. Fena sayılmaz, gerekli seviyede bilgilendirici ama yine de beklentimin altında kalan bir kitap oldu.

Bir de Dr. Mehmet Öz’ün Siz serisinden “ Bebeğinizi Beklerken ” kitabını uzun arayışlar sonucunda bulamayınca “ Çocuğunuzu Büyütürken ” isimli kitabını aldım. Bu kitap çok daha hoşuma gitti, ilk nefesten, ilkokula kadar olan bu en önemli dönemde unutulmaması gerekenleri bilimsel temellere dayanarak, basit ve anlaşılır bir şekilde anlatıyor. Bir çırpıda okunacak bir kitap değil vakit buldukça elimden düşmeyen bir kitap oldu bu, en doğru bulduğum ve aklımda kalan cümlesi ise “ çocuk eğitiminde sözleriniz değil, eylemlerinizdir önemli olan. “

13 Ekim 2011 Perşembe

YENİ HEDİYEM: CANON EOS 550D

Sevgili kocacığımın bana yeni hediyesi bu fotoğraf makinesi. Benim canımın içi, melek kocam çok mutlu etti beni. Şu an alışma devresindeyim daha ama gerçekten profesyonel bir makineyle fotoğraf çekmenin zevki de bir başkaymış :) Artık bloğumdaki fotoğraflarım da daha iyi olacak inşallah. Böyle bir makine almayı düşünenler varsa detaylarına buradan ve buradan bakabilirsiniz.


Bu arada daha önceki fotoğraf makinem de  Canon Power Shot A2000 IS. Şu an boşta kaldı, hiçbir sorunu da yok. Eğer böyle bir makineye ihtiyacı olan varsa e-posta adresimden iletişime geçebilirsiniz. Onun özelliklerine de buradan bakabilirsiniz.

11 Ekim 2011 Salı

SON ZAMANLARDA OKUDUKLARIM


Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı
Hıdır Kişisel Gelişiyor
Moks

Son olarak okuduğum bu üç kitabın yazarı da Ahmet Şerif İzgören. Yine bir komşumuzun tavsiyesiyle tanıdığım ve kitaplarını bir çırpıda okuduğum bir yazar. Kitaplarını sade ve duru bir dille yazan, doğru tespitlerde bulunan ve bunları net bir şekilde ifade eden bir yazar. Kitapların ortak yanı kişisel gelişim kitapları olmaları. Zaten kişisel gelişim alanındaki kitapları Türk yazarlardan okumayı daha çok tercih ediyorum artık. Çünkü Türk kültürünü yakından tanıyan kişiler bize daha yakın olduğu için onların yazdığı kitaplar daha gerçekçi oluyor, size hitap ediyor, onların yazdığı kitaplarda kendinizden bir parça bulabiliyorsunuz. Kişisel gelişim alanındaki kitaplara ilgi duyuyorsanız tavsiye edebileceğim ,okunabilir kitaplar…
Ayrıca kitapları beğenmediğiniz takdirde kitap iade garantisi de var.

TABULE

Bulgurlu bir salata çeşidi olan tabuleyi ızgara et veya tavuk yemeklerinin yanında servis yapabileceğiniz gibi, çay davetlerinizde tek başına salata olarak da sunabilirsiniz. Ben de dünkü misafirlerimize, çay saatimizde yaptım. Bizim mutfağımızın geleneksel kısırından pek de bir farkı yok.
Lübnan'a özgü olduğu gibi, aynı zamanda tüm Arap dünyasına ait olan meşhur bir yemekmiş tabule. Sade haliyle yapabileceğiniz gibi, haşlanmış nohut veya kuru fasulye taneleri ile karıştırarak da hazırlayabilirsiniz. Ben tercihimi nohuttan yana kullandım ve işte tarifim…


MALZEMELER
1 su bardağı ince bulgur
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 demet taze soğan
1 demet maydanoz
1 demet taze nane
Zeytinyağı, nar ekşisi
Tuz, pul biber, kimyon, karabiber

YAPILIŞI
Bir su bardağı ince bulguru bir su bardağı sıcak su ile ıslatın ve kapağını kapatıp iyice kabarması için 5-10 dakika dinlenmeye bırakın. Bu arada yıkayıp ince ince doğradığınız yeşillikleri, nohutu ve diğer malzemeleri isteğinize göre ayarlayıp, kabaran bulgurla karıştırarak servis yapabilirsiniz. Afiyetle…

4 Ekim 2011 Salı

KIŞ HAZIRLIKLARI: YEŞİL ZEYTİN YAPIMI

Kış gelmeden, pazarlarda da zeytinler yerini almışken, annemler de buradayken onun tarifiyle hemen kışlık zeytinimizi yaptık. Bu yöntemle yaptığınız zeytin çabuk bozulmadığı gibi, suyunu her gün değiştirirseniz acısı 15-20 güne kadar çıkıyor ve zeytinleriniz yemeye hazır hale geliyor. 5 litrelik bidona 2,5-3 kg zeytin tam yetiyor. Yapımı çok kolay sizler de yapmak isterseniz işte tarifi…


MALZEMELER
2,5-3 kg yeşil zeytin
Su

YAPILIŞI
Zeytinlerinizi bıçakla 3-4 yerinden çekirdeğe dayanacak şekilde çizin (bir çekiçle vurarak da çatlatabilirsiniz ama kırılarak yapılan zeytin çok sulu olduğundan ben çizerek yaptım). Çizdiğiniz zeytinleri bidona doldurduktan sonra üzerini örtecek kadar da su doldurun. Suyunu her gün değiştirerek acısı çıktıktan sonra, yiyeceğiniz kadar zeytini birkaç gün önceden bir kavanoza alarak istediğiniz kadar tuz, zeytinyağı, limon ve baharat eklediğinizde zeytinleriniz kahvaltıya hazır oluyor. Afiyetle…

NOT: Siyah zeytin bulduğumda farklı bir yöntemle bir bidon zeytin daha yapmayı düşünüyorum. O tarif susuz yapılıyor 1,5-2 ay kadar bir sürede yemeye hazır hale geldiğinden önce bu yöntemle zeytinlerinizin bir kısmını yapın ki zeytinsiz kalmayın. Siyah zeytin tarifimi de bekleyin :)