28 Şubat 2011 Pazartesi

HAFTA SONU SAKARYA’DAYDIK

Daha önce bahsetmişmiydim hatırlamıyorum ama benim canım ailem Sakarya’da yaşıyor. Buralara kadar gelmişken onları da ziyarete gittik bu hafta sonu. Havalar biraz soğuk olsa da çokça keyifli bir hafta sonu geçirdik. 
Adapazarı’na kadar gitmişken ıslama köfte yenilmeden de gelinmezdi tabi ki. Eğer yolunuz Adapazarı'na düşerse denemenizi mutlaka tavsiye ederim. Islama denmesindeki sebep kemik suyu, zeytinyağı ve pul biberle hazırlanan sosta ıslatılmış ekmeklerle tüketilmesi. Bu sosa "ıslama suyu" deniyor. Ekmek dilimleri bu sosa batırıldıktan sonra köftelerle birlikte ızgarada pişiriliyor. Çok nefis olup, afiyetle yeniyor. 


Bu da cumartesi günü evimizin bahçesinden bir kare..


Bu da pazar günü Kent Park'ın bahçesinden...


Çok da güzel iki gün geçirip, birazcık da gribal enfeksiyon belirtileriyle dün gece Ankara’ya dönüş yapmış bulunmaktayız.. 

Hepinize sağlıklı günler dileğiyle, sevgiler...

24 Şubat 2011 Perşembe

FORUM’A DA GİTTİK BERABER ;)

Dün akşam itibariyle Forum Outlet’e de gitmiş bulunmaktayım. Güzeldi ama tahmin ettiğimden küçüktü sanki. En çok beğendiğim Mango’nun outlet'i oldu. Bedenini bulduktan sonra çok uygun fiyattaydı çoğu şey. Modeli çok güzel olan pantolonlar 2.90’dı şaka gibi. Ben bir tane kırmızı bulabildim 36 bedende. Beyaz ve pembe renkleri de çok tatlıydı maalesef 38 ve 40 bedenleri kalmış, bedeni 38 ve 40 olanlara duyurulur. Onun haricinde kemer, fular tarzında bir şeyler buldum o kadar. Bir de Via fashion outlet diye bir yer gördüm Armada’nın arkasında oraya da uğradık ama çok saçma olmuş doğru dürüst bir şey yoktu içinde :) 
Onun haricinde Ankara’ ya her geldiğimde mutlaka saçlarımı hafif bir bakımdan geçiriyorum. Dün de bu işi hallettim ve işte kırıklarından arınmış biraz da kısalmış haliyle yeni saç modelim.



 Ve Ankara'nın soğuğunda beyaz kazağım, kahverengi şortumla ben :)


Bir de size sevgilerimle...

22 Şubat 2011 Salı

SAKS MAVİ ÇORAP, TRİKO ELBİSE VE AKŞAM YEMEĞİ

Hafta sonu gezmelere çıktığımızda buldum bu triko elbiseyi ve görür görmez aldım. Hem de çok uygun bir fiyata. Hatta farklı bir rengini daha aldım. Bu kış elbise modasını fazlasıyla tutanlardanım bende. Burada havanın birazcıkk soğuk olması nedeniyle biraz kalın mavi bir de çorap aldım. Diğer detaylar fotoğrafta.. 



Akşam yemeğimize gelince Ankara’da beğendiğimiz ve her gelişimizde ziyaret ettiğimiz yerlerden biridir ‘Kesman Ciğer’. Yemeklerin ve servisin kalitesiyle, güler yüzlü hizmetiyle bence 10 numara bir mekan. Çöp şişi ve ciğer şişi yumuşacık nefis bir ızgara tadı ile harika, benden tavsiye. Yemek sonrası sınırsız çay, bir de yediğim en güzel irmik helvasıyla yapılmış ve aldığınız ilk kaşıkla ortasından akan vanilyalı dondurmasıyla oluşan 'dondurmalı irmik tatlısını' denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Ve daha artılarıyla işte Kesman Sofrası :)


Akşam Kent Park’a da bir uğradık, farklı ve güzel bir yapısı var. Ayrıca dünyaca ünlü 53 kişinin yer aldığı, 4 Boyutlu Balmumu Heykel Müzesi vardı. Fotoğraf makinemizi unuttuğumuzdan girmedik ama çok merak ettim, gittiğimizde detaylı anlatırım.



 Soğuk bir günden, sıcacık sevgilerimle...

21 Şubat 2011 Pazartesi

ANKARA’DAN YAZIYORUM

Cumartesi sabahı sevgili eşimle birlikte ve bolca hazırlanmış valiz takviyemizle yola koyulduk. Adana’dan güzel bir havayla çıkıp, Ankara’ya yaklaştıkça soğuyan hava kendini çok net hissettirdi. 100 km kala 3 dereceye düşen sıcaklıkla bu yıl ilk kez kar göstergemizi de görmüş olduk. Her zamanki gibi çokça keyifli, cipsli çerezli, şarkılı türkülü, eğlenceli bir yolculuktu. 




Tabii ki aralarda fotoğraf ve çay molalarıyla öğleden sonra saat 3 gibi Ankara’ya geldik ve Anıtkabir manzaralı odamıza yerleştik. 




Bir yemek molası akabinde 2-3 alışveriş merkezi gezildi ve bolca alışveriş yapıldı. Ankara’nın en sevdiğim yönü outlet alışveriş merkezlerinin bolluğu :) Ve fiyatları Adana’yla karşılaştırdığımda yarı yarıya bir fark var diyebilirim. Çeşit bolluğu da cabası. 



Bugün itibariyle güneş biraz daha yüzünü gösterecek bize sanırım ve şimdilik Ankara’dan notlar bu kadar.. Kocaman sevgilerimle..


18 Şubat 2011 Cuma

İKİ HAFTALIĞINA ANKARA'YA GİDİYORUM


Sevgili eşimin görevi nedeniyle iki haftalığına Ankara’ya gidiyoruz. Yarın sabah itibariyle yola çıkmayı planlıyoruz. Vınn’ım el verdiği sürece yine sizlerle olmaya çalışacağım :) Umarım hava çok soğuk değildir orada. Ankara’dan görüşmek dileğiyle… Sevgiler… 

TAZE FESLEĞENLİ ÇİFTLİK ÇORBASI

‘Yemekteyiz’ yarışmasında iki defa birinci olan tatlı bir kız vardı ismini hatırlayamıyorum şimdi ama çok pozitif, neşeli ve farklı biriydi. İlk defasında izleyememiştim ama ikinci defa katıldığı bölümü büyük bir zevkle izledim. Bu tarifi de o yaparken not almıştım. Bildiğimiz ezogelin çorbasının biraz daha farklı, sebzeli hali diyebiliriz. Farklı lezzette, güzel bir çorba. İşte size de tarifi..


MALZEMELER

1 tane kızartmalık kabak
1 tane havuç
Yarım çay bardağı kırmızı mercimek
Yarım çay bardağı ince bulgur
Yarım çay bardağı pirinç
1 yemek kaşığı un
1 demet taze fesleğen
Sıvı yağ, sıcak su, tuz

YAPILIŞI

Çorba tenceresine biraz sıvı yağ koyup, unu da ekleyip pembeleşmeye başlarken ince kıyılmış bir demet taze fesleğeni de ekleyerek biraz çevirdikten sonra sıcak suyu ekleyin. Su kaynayınca küp küp doğranmış kabakları, havuçları, (ben 3-4 dal da brokoli ekledim) mercimek, bulgur, pirinci de tencereye ekleyerek biraz da tuz ilavesiyle pişmeye bırakıyoruz. Bütün malzemeler piştiğinde ocaktan alıp biraz karabiber ve pul biber ekledikten ve blendırdan geçirdikten sonra çorbamız servise hazır.. Afiyetle..



Bu da benim yetiştirdiğim taze fesleğenim..

17 Şubat 2011 Perşembe

ALİ PAŞA PİLAVI

Bu tarif yemek kitaplarımın arasında bulunan ve yemeklerini çok beğendiğim Oktay Usta’nın Lezzet Yolculuğu adlı dergisinden. Köfte ve pilavı sevmeyen yoktur sanırım. Bu ikilinin birleşimini tahmin de edeceğiniz üzere oldukça lezzetli bir yemek. Biraz da benim yorumumla işte tarifi.. 


MALZEMELER

300 gr kadar kıyma
1 adet soğan
1 diş sarımsak
2 adet domates
Biraz maydanoz
1 su bardağı pirinç
1 tavuk bulyon
Tuz, sıvı yağ

YAPILIŞI

Öncelikle pirinci tuzlu ılık suda beklemeye bırakıyoruz. Sonra kıymayı, rendelenmiş ve suyu sıkılmış soğanı, dövülmüş sarımsağı, ince doğranmış maydanozu istediğiniz baharatlarla yoğurarak minik köfteler yapıyoruz. Az yağ koyduğumuz tavada, köfteleri hafif pembeleşene kadar tavayı sallayarak kızartıyoruz. Üzerine rendelenmiş domatesleri (ben yazdan yaptığım  domates sosundan kullandım) koyarak biraz da tuz ilavesiyle kapağını kapatıp köfteleri sosuyla pişmeye bırakıyoruz.
Bu arada pilav tenceresine biraz sıvıyağ koyup ıslatıp yarım saat kadar beklettiğimiz pirinçleri iyice yıkayıp süzdükten sonra yağda biraz kavuruyoruz. İki bardak sıcak su, bir tablet tavuk bulyon, biraz da tuz ekledikten sonra kapağını kapatıp pilavı pişmeye bırakıyoruz. Pilav pişip biraz demlendikten sonra, köftelerde iyice pişip sosunu çektikten sonra ortası boş olan bir kek kalıbına pilavı doldurup iyice bastırın. Servis tabağına ters çevirdikten sonra boş kalan ortasına köfteleri doldurarak servis edebilirsiniz.. Afiyetle.. 

11 Şubat 2011 Cuma

ÇİÇEKLİ TAÇ


Çok güzel bir hava var bugün Adana'da. Bu güzel havayı değerlendirip dışarılara çıkıldı, ufak tefek işler halledildi, biraz gezildi ve eve dönüşte fotoğraftan da anlayacağınız üzere balkon keyifleri yavaş yavaş başladı ben de. Ve az önce otururken birden aklıma gelen, hemen de uygulanılan çiçekli tacımla sizlere balkonumdan yazıyorum. İşte çiçekli tacım ve güneşli güzel bir günden hepinize kocaman sevgiler...


Yapım aşamaları bu yazımda anlattığım kemerimdeki gibi. Kumaşı da aynı zaten. Çiçekleri kalıpsız, tamamen doğaçlama kestim. Üst üste koyup çiçeğin tam ortasından diktim. En üstüne de sarı keçeden üç tane yuvarlak keserek silikonla yapıştırdım. Sonrada sağlam olması açısından tacın üstüne diktim.


10 Şubat 2011 Perşembe

PUL VE BONCUK İŞLEMELİ KEMER


Dore taftaya benzer bir kumaşın üzerine artan malzemeler arasında bulunan pul, boncuk ve iğne oyalarıyla işleyerek yaptığım bir kemer..



9 Şubat 2011 Çarşamba

EV AYAKKABILARIMIN YENİ HALİ

Birer küçük çiçek eklemesiyle yenilenen ev ayakkabılarım..


Çiçeklerin yapım aşamalarını da anlatmaya çalıştım..


Ve son olarak işte ev ayakkabılarımın yeni hali..


ZERDE

Safran,zerdeçal ve gül suyuyla renk ve koku verilen zerde, Osmanlı Mutfağına ait geleneksel bir lezzet. O zamanlar özellikle düğünlerde ve şölenlerde davetlilere ikram ediliyormuş. Ben de bu tatlıyı gezmeye gittiğimiz bir yerde yemiştim yıllar önce. Çok hoşuma gitti, hafif ve farklı bir tatlı. Sonrasında araştırdım tarifini öğrendim ve yıllardır da yaparım. İşte size tarifim..


MALZEMELER
Yarım su bardağı pirinç
5 su bardağı sıcak su
2.5 su bardağı toz şeker
2 çorba kaşığı mısır nişastası
2 çorba kaşığı gül suyu
1 silme çay kaşığı zerdeçal
Yarım çay kaşığı safran
Kuş üzümü
Çam fıstığı

Süslemek için:
Kuş üzümü, ceviz, nar

HAZIRLANIŞI

Safran ve zerdeçalı, gül suyuyla karıştırarak beklemeye bırakın. Kuş üzümlerini yıkayıp ayıklayın ve bir kaseye alıp, yumuşayıp şişmesi için ılık suda bekletin. Nişastayı 3-4 çorba kaşığı suda eritin.
Pirinci yıkayıp bir tencereye alın, üzerini biraz geçecek kadar su ilavesiyle pirinçler yumuşayıncaya kadar haşlayın. Pirinçler yumuşadıktan sonra 5 bardak sıcak suyu, 2.5 bardak şekeri, karıştırdığımız safranlı, zerdeçallı gül suyunu, kuş üzümü ve çam fıstıklarını ekleyin. Bir taşım kaynatıp, ateşi kısın. Suda inceltilmiş nişastayı eklerken sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirin. Ocaktan alıp kaselere paylaştırın. Biraz soğuduktan sonra üzerlerini süsleyin. İyice soğuduktan sonra zerdemiz servise hazır.. Afiyetle..


Not: Ben, saplı çay bardağını ölçü olarak kullanıyorum ve tam 6 kup çıkıyor. 

7 Şubat 2011 Pazartesi

ÇİÇEKLİ KEMER


Bu yazımda diktiğim hırkadan artan kumaşla bu kemeri yaptım. Kumaşı bel boyunda ve  10 cm genişliğinde kestim. Aynı boyda beyaz bir kumaştan da astar biçtim. Astarı dikmeden önce çiçekleri tam ortalarından çarpı şeklinde diktim. Çiçekleri için de kalıp falan çıkarmadım, tamamen doğaçlama kestim, fotoğraftan da anlayacağınız üzere :) Üzerindeki bütün çiçek ve yuvarlakları diktikten sonra, tersinden astarla iğneleyip uzun kenarlarını makinede diktim.


Düzünü çevirdim ve sarı keçeden yuvarlaklar kesip sıcak silikonla çiçeklerin ortalarına yapıştırdım. Kemerin uzunluğunu bel ölçümden 10cm kadar uzun yapmıştım gerekirse ilerde açabilmek için (inşallah gerekmez ama:) Fazlalığını içine kıvırıp üzerinden makinede diktim. Son olarak da uçlarına da çıtçıt diktim ve işte çiçekli kemerim..




GÜNEŞLİ VE GÜZEL BİR HAFTA SONUYDU

Çok güzel bir hava vardı hafta sonu. Cumartesi sabahı sevgili arkadaşlarımızın daveti üzerine müthiş bir kahvaltı ile başladık günümüze. Sonrasında MyBilet’ten 1-2 hafta önceden aldığımız tiyatro biletlerimizle “Kısmet” oyununu izlemeye gittik. Bu yıl güzel filmler çıktığından sanırım tiyatroya gitmeye fırsat kalmamıştı. Ama özlemişim. Tiyatronun farklı bir tılsımı olduğunu düşünüyorum ben. Oyuncuların biraz abartılı oynaması dışında oyun da güzeldi diyebilirim. 

Oyundan bir kare..


Ve oyun çıkışı..


Akabinde biraz gezme biraz alışveriş ve sonrasında yorulmayla Pizza House ta bulduk kendimizi. Teriyaki soslu tavuk ilgimi çekti mönüde, çok beğendim, sizlere de tavsiye etmek isterim. Çünkü ben bu tadı keşfetmekte biraz geç kaldığımı düşündüm. 


Umarım hepinizin hafta sonu da güzel geçmiştir, son olarak tekrar ben ve sevgilerimle..


4 Şubat 2011 Cuma

KOLAY PONPON YAPIMI İLE RENGARENK PONPONLU BİR TAÇ


Örgü, atkı ve berelerde, dekorasyonda ve benzeri her türlü süslemede kullanabileceğiniz şık ponponları nasıl kolayca yapabileceğiniz konusunda ufak bir bilgi de benden olsun ;)

  • Kalem uzunluğunda kestiğiniz ipi boyuna uzatın.
  • Üzerine yumaktan sarmaya başlayın.
  • Ne kadar fazla sararsanız ponponun büyüklüğü o kadar büyük olur.
  • Sarma işlemi bittikten sonra ipi kesin.
  • Kalemin üzerine yatırdığınız ipi, sardığınız yumağın üzerinden sıkıca bağlayın.
  • Düğümlediğiniz ipin çözülmemesi için iyice sıktırın ve 2-3 tane düğüm atın.
  • Ve kalemi çıkartın.
  • Kalemi çıkardığınız yerden ipleri makasla kesin.
  • Son olarak iplerin hepsi aynı boyuta gelene kadar ponponunuzu kırpın.


Tacın yapımına gelince; siyah bir kurdeleye ponponları sıcak silikonla aralıksız olacak şekilde yan yana iyice bastırarak yapıştırın. Kurdelenin altına da silikon sıkarak taca yapıştırın, bu kadar..


3 Şubat 2011 Perşembe

KALPLİ KUMAŞIMIN YENİ HALİ

Bu yazımda bahsettiğim kalpli kumaşı uzun zamandır bekletiyordum. Çok hoşuma giderek aldım fakat beğendiğim bir model bulup dikememiştim. Pembe düz bir badi ile kalpli kumaşımın birleşiminden ortaya işte böyle bir elbise çıktı sonunda..

Tamamen doğaçlama bir model oldu diyebilirim. Yaklaşık bir buçuk metre kadar olan kalpli kumaşın etek kısmının boyunu istediğim gibi ayarlayıp, bel kısmını seyrek dikişle dikip büzdürdüm. Altına da hafif büzdürdüğüm siyah astarı teğelleyip, bel kısmına siyah kalın lastik diktim. Doğal bir görüntü olsun diye etek ucunu kıvırmadım. Pembe badinin göğüs altından fazlasını çıkarıp, diktiğim etekle birleştirdim. Ve son olarak tabi ki bel kısmına bir fiyonk koyarak elbisemi tamamlamış oldum..

2 Şubat 2011 Çarşamba

TAVUKLU MAKLUBE

Bildiğim kadarıyla maklube Arap ülkelerine has bir yemek ama ülkemizde de beğenilerek yapılıyor ve de afiyetle yeniliyor :) Etlisi de çok güzel olur, tavuklusu da ama çok çeşitli malzemelerle yapılan tarifleri de mevcut. Maklube genellikle kalabalık ortamlarda ortada büyük bir tepside servis edilir. Fakat ben genelde tek kişilik servis etmeyi tercih ediyorum. Tabi ki iki kişi olduğumuzdan tarif yaklaşık iki kişiliktir. İşte tarifim..


MALZEMELER
2 tane kuşbaşı doğranmış tavuk göğsü
2 tane patates
Pilav için;
1 su bardağı pirinç
Sıvı yağ, tereyağı
2 bardak tavuk suyu yada su
Tuz

YAPILIŞI
Öncelikle pirinci sıcağa yakın, tuzlu suda (20-25 dakika) ıslatın. Sonra sıvı yağ eklediğiniz tavaya kuşbaşı doğranmış tavuk etlerini koyun, etler suyunu salıp tekrar çektikten sonra pembeleşene kadar pişirin. Ve bu arada pilavı pişmeye bırakın. Küp küp doğranmış patatesleri de bol yağda kızartın. ( İsteğe göre havuç ve bezelye de kullanabilirsiniz) Bütün malzemeler piştikten sonra şekil vermek istediğiniz kabın en altına kızarmış tavuk etlerini, üzerine kızarmış patatesleri ve son olarak pilavı döküp iyice bastırın. (Bu kısım önemli eğer malzemeleri iyice bastıramazsanız ters çevirdiğinizde dökülebilirler) Ters çevirdikten sonra salata ve yoğurtla servis edebilirsiniz. Afiyetle..

1 Şubat 2011 Salı

KEÇE ANAHTARLIKLARIMIZ

Keçelerle bir şeyler yapmak oldukça kolay ve de çok zevkli. Renklerle oynamak ve onların birbirine uyumunu sağlamak zamanın nasıl geçtiğini unutturuyor insana. Bunlarda bizim yeni anahtarlıklarımız. Anlaşılacağı üzere kelebekli olanı kendime, arabalı olanı da sevgili kocacığıma yaptım.


Bunlarda yapım aşamalarından bir kaç kare..